24 Ocak 2019

İstanbul – Şile

ile admin

İstanbul – Şile

istanbul-sile

Konu deniz tatili olduğunda dünyanın sayılı boğazlarından birine sahip olan İstanbul’u atlamak elbette ki olmaz. Biz de İstanbul’u biraz araştırdık ve size deniz keyfini sonuna kadar yaşatacak bir mekân keşfettik. Güzel sahil ve deniz ortamıyla yazlıkçıların uğrak yeri olan Şile, birbirinden önemli tarihi eserleriyle de geçmişin izlerini taşıyor. Kum baba plajında geçireceğiniz hafta sonları size yoğun iş stresini unutturacağa benziyor. Sizler de İstanbul dışına çıkamıyorum diyenlerdenseniz, burası tam size göre bir mekân.

Şile Tarihi Mekanlar

İsmini yaban çiçeği anlamına gelen hoş kokulu bir bitkiden alan Şile, M. Ö. 7. yüzyılda Bitinler tarafından kurulmuştur. Geçmişten bu yana Aschil, Philee, Artene ve Kilia isimleri ile anılmıştır. Bölgede Hitit, Roma, Bizans ve Osmanlılardan kalan zengin tarihi eseler bulunur.Ülkemizin en geniş gövdeli feneri olan Şile Feneri, 1859 yılında Fransız tasarımı olarak yapılmış. 60 metre yükseklikteki kayaların üzerinde bulunuyor. Görselliği ön planda olan kule feneri sekizgen biçiminde ve siyah beyaz boyalıdır. Diğer İstanbul fenerlerine nazaran daha uzun bir menzile sahip. Kendi etrafında dönerek ışık yakan lambanın aydınlığı 25 mil uzaklıktan görülebiliyor.

Şile Ocaklı Ada Kalesi, uzun ve köklü bir tarihe sahiptir. Cenevizlilerin inşa ettiği kale, Osmanlılar tarafından kullanılmıştır. 100 m2 genişliğinde ve 12 metre yüksekliğinde olup denizden gelecek saldırılara karşı gözetleme amacıyla inşa edilmiştir.

Yeniköy’deki Rumlardan kalma binaların temel kalıntıları, köprüler, çeşmeler, vaftiz yeri ve kilise harabeleri de yörenin görkemli tarihini gözler önüne sermektedir.

1871’de Hatice Hanım adında Mısırlı bir kadın tarafından yaptırılan Hanımsuyu Çeşmesi, 600 yıl önce Bizanslılar tarafından yaptırılan Kabakoz Köyü Çeşmesi yörenin ünlü çeşmeleridir.

Görmenizi tavsiye edebileceğim Şile’nin doğa güzellikleri ise merkezinde 10 km, Karadeniz kıyısında toplam 60 km uzunluğundaki tertemiz kumsalları, akış biçimi ağlayan bir insanın gözyaşlarına benzetildiği için bu adı alan ve Şile Feneri’nin 600 m gerisinde, taşlar arasından çıkan bir su kaynağı olan Ağlayan Kaya başta gelenlerdir.

Şile’ye 2 km uzaklıktaki, kırmızı-turuncu renkli, demir-bakır alaşımlı ve radyoaktiviteli kumları ile Bizanslılar zamanından beri birçok romatizma hastasının tedavisinde kullanılan Kumbaba Tepesi, Şile’ye 33 km uzaklıktaki Değirmençayırı köyünün güney batısında ve Şile-Gebze ilçeleri sınırları üzerindeki Değirmençayırı Şelalesi ve beldenin hemen her yerinde bolca bulunan kara ve deniz mağaralarını da görmeden olmaz.